Blog

Uncategorized

Hamilelik ve Sağlık Ürünleri

Hamilelik esnasında sağlık ürünleri kullanımı Anneler ve Sağlık Profesyonelleri açısından en düşündürücü konulardan bir tanesi olmuştur. Reçeteli veya reçetesiz olsun ilaçların kullanma talimatlarında bulunan Gebelik Kategorileri (A, B, C, D, X) bu anlamda Sağlık Profesyonellerine önemli bir ipucu vermektedir. Gebelik esnasında bir ilacın kullanımına, hastaya sağlayacağı yarar ile oluşturabileceği olası risklerin karşılaştırılmasının ardından karar verilebilmektedir.

Ancak Gebelik Kategorileri belirtilmeyen diğer Sağlık Ürünleri için durum ne olacak? Örneğin söz konusu bir tıbbi cihaz ise veya takviye edici gıda durum nedir? Acaba bunlar için bir gebelik kategorisi söz konusu değil midir?

Genel Kanaat Takviye Edici Gıdaların Hamilelik ve Emzirme döneminde güvenli oldukları yönündedir, bunun başlıca nedeni Takviye Edici Gıdaların Gıda statüsünde olmalarındandır. Her ne kadar Takviye Edici Gıdalar için bir Hamilelik Kategorisi söz konusu olmasa da, bunların hamilelik ve emzirme döneminde kullanımına yönelik mutlaka Doktorunuz veya Eczacınız ile görüşmeniz gerekmektedir. Zira takviye edici gıdalar ile ilgili unutmamız gereken iki konu çok önemlidir:

  1. Takviye edici gıdalar, adından anlaşılacağı üzere, miktar olarak az tükettiğimiz gıdaları yerine koymak üzere kullanılan ürünlerdir. Örneğin yeteri kadar deniz ürünleri tüketmiyorsanız Omega-3 yağları içeren ürünlerin kullanılmasında yarar vardır. Ancak takviye edici gıdalar bazen günlük kullanımının üzerinde dozlarda bileşenler içerebilir, bu nedenden dolayı alınacak miktarların uygunluğu ile ilgili Hekim ve Eczanızın önerilerini mutlaka dinleyiniz.
  2. Takviye edici gıdalar bazen bitkisel unsurlar içerebilir, bazı bitkilerin hamilelik veya emzirme ile olumsuz etkileşimleri söz konusu olabilir. Örneğin Black Cohosh (siyah yılankökü) içeren takviye edici gıdalarda yüksek miktarda fito-estrojenler bulunmaktadır, aynı durum soya için de geçerlidir, bu nedenden dolayı hamilelik ve emzirme döneminde bunların kullanımı uygun olmayabilir. Bitkisel unsurlar içeren takviye edici gıdalar için de kullanılmadan önce mutlaka ilgili Hekim ve Eczacınızın görüşünü alınız.

Takviye edici gıdaların dışında başka bir grup Sağlık Ürünleri de Tıbbi Cihazlardır. Tıbbi Cihazı özet olarak tanımlayacak olursak: Bir hastalığın teşhisini, seyrini veya semtomplarını gideren ancak etkilerini farmakolojik, immunolojik veya metabolik yollardan göstermeyen her türlü üründür. Genel olarak tıbbi cihazları içerdiği maddelerin kana geçerek plasentaya veya süt yollarına ulaşması olası değildir. Ancak buna rağmen FİZİKSEL etkileşim yoluyla da olsa hamilelik veya emzirme ile etkileşebilirler. Örneğin Chitosan içeren bir tıbbi cihazın kullanılması halinde her ne kadar chitosan emilmese dahi, yağ bağlayıcı özelliği nedeniyle yağda çözülen (ADEK) vitaminleri bağlayıp kendisi ile birlikte dışarı atılmasına neden olabilirler. Böyle bir durumda hamilelik veya emzirme döneminde olumsuz tablolar meydana gelebilir.

Sonuç olarak: her ne kadar Takviye Edici Gıdalar veya Tıbbi Cihazlar için bir GEBELİK KATEGORİSİ söz konusu olmasa da, hamilelik veya emzirme döneminde kişiye özel hassasiyetler söz konusu olabilir. Hamilelik veya Emzirme döneminde kullanmak istediğiniz sağlık ürünleri ile ilgili muhakkak Hekiminize ve Eczacınıza danışınız, zira Sağlık Profesyonelleri bu ürünlerin size özel yarar/zarar ilişkilerini göz önünde bulundurarak size yön vereceklerdir.

 

Uncategorized

Nedir Self-care?

Sağlık konusu kuşkusuz hepimiz için en önemli konudur ve hepimiz sağlıklı kalmak için elimizden gelen gayreti sarfetmekteyiz. Bu nedenden dolayı son zamanlarda hastalarımız durumları hakkında daha bilinçli davranmakatdır. Hastalar artık sağlıklarını korumaya yönelik daha proaktif davranmaktadır, buna rağmen birhastalık ile karşı karşıya geldiklerinde ilaç-dışı ürünlere ciddi bir yönelim de söz konusudur. ancak tüm bu temayüllere rağmen hastaların neredeyse tamamı bu ilaç-dışı ürünlerin geliştirilmesinde ve pazara arz edilmesinde ilaç sanayisinin etkin bir rol oynaması gerektiğine inanmaktadır.

Tüm bu gelişmelere rağmen sağlık uzmanları açısından açısından self-medikasyon ciddiye alınması gerekn bir konudur.

Tıp Hekimlerin self-medikasyon konusunda mutabık oldukları hususlar:

  1. Self-medikasyon hastaların minör hastalık ve semptomlara karşı reçete-dışı sağlık ürünlerini tercih etmesidir.
  2. Hasta bu ürünlerin kullanımından dolayı her türlü sorumluluğu bizzat alması nedeniyle bu ürünler ile birlikte gelen kullanım talimatlarını dikkatlice okumalıdır.
  3. Öncelikle Eczacılar ve elbette Doktorlar Reçete-dışı sağlık ürünleri kullanmak isteyen hastalara bu ürünler ile ilgili gerekli tavsiye ve bilgilendirmeyi yapmalıdır. Her ne kadar her türlü bilgi üreticiler tarafından tedarik edilmiş olsa da Sağlık Uzmanının görüşü kilit bir rol oynamaktadır.
  4. Hastalığınızın durumuna bağlı olmakla beraber (örneğin alerji semptomları gibi görece daha uzun sürebilecek durumlar gibi) self-medikasyon ile 3 ila 7 gün arasında bir iyileşme beklenmelidir.
  5. En önemlisi self-care olarak tercih edeceğiniz ürünlerin mutlaka ilgili otoritelerce gerekli izinlerini almış olmasına DİKKAT EDİNİZ! Ülkemizde bu yetkili merciler:
    1. Reçetesiz İlaçlar için T.C. Sağlık Bakanlığı
    2. Tıbbi Cihazlar için T.C. Sağlık Bakınlığı
    3. Tahviye Edici Gıdalar için ise T.C. Tarım Bakanlığıdır
  6. Aşağıdaki durumlardan birinin söz konusu olması halinde artık self-medikasyon uygun değildir ve bir sağlık uzmanına danışılmalıdır.
    1. Semtomplarınızda herhangi bir iyileşme olmadıysa.
    2. Veya ilgili ürünün kullanımına bağlı beklenmedik bir etki ile karşılaşırsanız.

Kendi sağlığınız veya hastalığınız ile ilgili olarak her ne kadar kendi inisiyatifiniz kullanıyor olsanız da, satın aldığınız ürünler ile birlikte gelen kullanma talimatlarını dikkatlice okuyunuz. Her ne kadar ürünü kendi inisiyatifiniz doğrultusunda almış olsanız da her türlü soru ve bilgi için Doktorunuz veya Eczanıza danışmaktan çekinmeyiniz.

Uncategorized

OTC Pazar Büyüme Beklentileri

Global OTC Pazarının 2016 ile 2020 arasında CAGR büyüme hızı %6.19 olarak öngörülmektedir. Analizlerin çoğu Pazarda promosyon ve pazarlama faaliyetlerinin başlıca bu büyümenin itici güçleri olacağını tahmin etmektedir. Ancak 2016 OTC raporunu incelediğimizde Pazarın itici güçlerinden bir tanesinin hastaların self-medikasyona artan ilgiside olduğu görülmektedir.

Bölgesel pazar payları açısından bakıldığında en büyük pay sahibi gene A.B.D. olarak karşımıza çıkmaktadır. Segment olarak incelediğimizde en cazip OTC ürünlerinin Gastrointestinal Segmentte olacağı tahmin edilmektedir. İnsanların kendi sağlıkları konusunda inisiyatifleri ele alma arzuları, sağlıklarına yönelik koruyucu yöntemlere ilgilerinin artması ve en önemlisi hastaların ilaç-dışı tedavi seçeneklerine açık olmaları da OTC pazarının önemini arttırmaktadır.

Bu gelişmelerin ışığında global  OTC Pazarının 2020 yılında 162 milyar USD ulaşması beklenmeketdir. OTC ürünlerin pazar erişim izinlerini görece daha hızlı almaları ve alternatif dağtım kanallarının kullanılması da tüketicilerin bu ürünlere daha rahat erişmesine yardımcı olmaktadır.